Çocukluğumdan hatırladığım en eski dizilerden biri Dallas.Çekimleri benim doğduğum yıl olan 1978'de başlamış. O kadar uzun süre oynadı ki ilkokul ve ortaokul yıllarında, ben ve yaşıtlarım da izleyebildik. Dizi hakkında konuşulmuş ve söylenmiş çok şey var. Oynadığı saatte sokakların bomboş olduğu; her bölümün sonunda, yazıların kimin yüzü ekrandayken akacağına dair iddiaya girildiği; dizinin ilk yılında, Türkiye'de "Ceyar'a En Çok Kim Benziyor?" adlı bir yarışma yapıldığı ve Ankara'lı bir elektirikçinin yarışmayı kazandığı - ekşi sözlükte okudum; bir de Vizontele Tuuba filminde, köyde kurulan kütüphanede Dallas'ın izlendiğini görmüştük, ...
Dizi özetle; Teksas'lı petrol zengini Ewing Ailesi'nin Southfork Çiftliği'nde geçen ihanet, kıskançlık ve entrikalarla dolu hayatını anlatmaktadır. Baba Jock Ewing, anne Bayan Ellie. Üç oğulları: Kötü kalpli J.R. (Bizim deyişimizle "Ceyar"), iyi huylu Bob ve serseri Gary. J.R.'ın eşi Sue Ellen (Yeni versiyonda hâlâ oynuyor.), Bob'un eşi Pamela, Jucy, Kahya Gary...
Ewing Ailesi
Müze Duvarından, Eski Versiyon
Müze Duvarından, Yeni Versiyon
J.R. Ewing - Bizim Deyişimizle "Ceyar"
Bob
Ewing'lerin Meşhur Otomobili
Dizi Seti Hatırası
Dizinin çekimlerinin yapıldığı çiftlik (Soutfork Ranch) ve ev bugün artık müzeye dönüştürülmüş. Küçük turlarla tanıtılıyor.
Soutfork Ranch - Çiftlikte, Evin Bulunduğu Kısım
Giriş binasının içinde de küçük bir müze var. Müzenin sonunda, çiftliği gezmek üzere; bir traktörün çektiği, üstü açık bir araca biniyorsunuz.Çiftlik yaklaşık 340 dönüm büyüklüğünde olduğu için hepsini bu küçük turla gezmek mümkün olmuyor. Çiftlik, bugün sadece bir müze olarak değil; aynı zamanda konferans ve düğün organizasyonları, konaklama, kahvaltı ve yemek, at binme dersleri gibi hizmetlerle tamamen turistik bir tesis olarak hizmet vermekte. Yılda yaklaşık 300 000 ziyaretçi aldıklarını söylediler.
Çiftlikte, Eve Giden Yol
Çiftliğin Atlarından Bir Kaçı
Evin Balkonundan
İlk sahibi olan aile, çekimler başlağında burada yaşıyormuş. Özel hayatlarına müdahale edilmemesi ve sadece haziran, temmuz, ağustos aylarında çekim yapılması şartıyla çekimlere izin vermiş. Bir gün, Texas güzellik kraliçesinin bir konuşmasında "Dallas'ın çekildiği çiftlik burada, biliyor musunuz?" demesi ve adresi söylemesiyle beraber hayatları zorlaşıyor. Sabah uyandıklarında, evlerinin dışındaki arazide kurulmuş çadırlar, ellerinde Ceyar'a getirdikleri yiyeceklerle insanlar görüyorlar. Sonunda çiftliği satıyorlar. Bugünkü sahibi Arizona'lı iş adamı Rex Maughan.Rex Maughan'ın satın almasıyla beraber turistik bir yere dönüştürülmüş.
Ceyar'ı Kim Vurdu Bölümünden - Çekimin Yapıldığı Oda
Dallas çok sayıda çiftliğin olduğu bir şehir. Peki bu çiftliklerde yetişen sebzelerin, meyvelerin, yumurtaların; bizdeki gibi satıldığı pazarlar yok mu acaba? Ben de aynı soruyu kendime sordum, sonra da Dallas Farmers Market'ı buldum.
Pazar 1941 yılından beri, ilk inşa edildiği yerde hizmet vermekte. Eskiden sadece yerel üreticelerin ürünlerini satabildiği bir yerken; bugün yerel olmayan ürünler de satılıyor. Hatta diğer ülkelerden getirilen sebze ve meyvelerin satıldığı bir bölüm de var. Biz sadece bir bölümünü gezdik. Satıcı profilleri oldukça değişikti. Dövmeli üniversite öğrencileri de vardı, amigo şapkalı Meksika kökenli satıcılar da vardı.
Çok eskiden inşa edildiği için pazar yeri şehir merkezinde, biraz ötesinde yüksek binalar var. Nasıl park yeri bulacağız diye düşünürken pazar yerinin geniş ve oldukça boş park yerini görünce sevindik. Meyve ve salsa sosundan oluşan pazar alışverişimizi tamamlayıp dönüş yoluna koyulduk.
Okullar tatil oldu, sokaklar sakin. Hava sıcak, herkes ya işinde ya bahçesinde ya da havuzda.
Sabahın erken saatlerinde, sıcak bastırmadan yürüdüm biraz.Yürüdüğüm yol, okula gidiş ve dönüş yolu.
Çok güzel ağaçlar var, çoğu palamutlu ağaç. Palamut çok olunca da sincap çok.
Kimi evlerin önünde bir bank, bir salıncak, bir basketbol potası... Bahçeler evlerin arka tarafında ve yüksek çitlerle çevrili, görmek mümkün olmuyor. Ancak bir emlakçının sitesine girip, satılık ya da kiralık ev arayınca bolca fotoğraf görmek mümkün.
Evin yakınındaki kütüphaneye üye
olduğumdan daha önce bahsetmiştim. Kütüphanenin organize ettiği, ana dili
İngilizce olmayan (ESL - English as Second Language) yetişkinler için bir konuşma
grubu var: Small Talk. Grup, bir kütüphane görevlisi ve bir ya da iki
gönüllünün önderliğinde haftada bir kez toplanıyor. Her haftanın konusunun yazılı olduğu bir program var.
Toplanan kişi
sayısına göre birden fazla grup oluşturulması gerekebiliyor. Önce kısaca herkes kendini tanıtıyor. Sonra o haftanın konusuyla ilgili deyimler çalışılıyor. Deyimlerle iş bitince, tartışma soruları kısmına geçiliyor.
Bu haftanın
konusu "Ağız ve Dişler (Mouth and Teeth)" idi. Bizdeki deyimlere
benzer deyimler görmek güzeldi. Örneğin dilini ısırmak (bite one's tongue), dudakların
mühürlenmesi (lips are sealed/lips are zipped), dilimin ucunda (on the tip of one's tongue), çiğneyebileceğinden
büyük lokma koparmak(bite off more than one can chew). Bu hafta tam 18 deyim
çalışıldı.
Tartışma sorularından aklımda şunlar kalmış:
Dedikodu yapar mısınız, sizce dedikodu yapmak doğru mu? Tartışma
dedikodunun tanımı ile başladı ki bu benim en çok hoşuma giden kısımdı: "First,
Let's define gossip". Başka biri hakkında konuşmak. Peki başka biri
hakkında iyi yönde konuşulsa yine de dedikodu olur mu? İyi ya da kötü olarak
ayrım yapılamayacak konuşmalar olabilir mi? Sonunda konu döndü dolaştı,
erkekler mi kadınlar mı daha çok dedikodu yapar sorusuna geldi : ) Gossip Girl dizisinin de adı geçti.
Kültürden kültüre
gülümsemek farklı anlama gelir mi? Gülümserken dişlerinizi gösterir
misiniz? Çin'li grup arkadaşımızdan en iyi gülümsemenin öndeki sekiz dişimizin (Üstteki sekiz dişi kastetti diye düşünüyorum.) görüneceği gülümseme olduğunu ve Çin'de bununla ilgili kurslar olduğunu öğrendim. Bununla ilgili bir haberi okumak için tıklayın.
Sakız çiğnemek
dişler için zararlı mıdır? Kültürünüzde sakız çiğnemeye
nasıl bakılır? Burada Singapur'da sokakta sakız çiğnemenin yasak
olduğunu ve çiğnendiği zaman ceza yazıldığını öğrendim.
Diş hekimlerinden, diş hekimine gitme korkusundan konuşuldu. Tayvan'lı grup arkadaşımız konuşmalarında hep okuduğu araştırma sonuçlarından örnekler veriyordu. Bugün ondan intihar oranının yüksek olduğu birkaç meslekten birinin diş hekimliği olduğunu öğrendim. Oranın yüksek olduğu diğer bazı meslekler için tıklayın.
Yasal veya dini
nedenlerle yasaklanmış yiyeceklerden konuşuldu.
Kültürünüzde, kilisede
dua edilirken olduğu gibi, konuşmadan sessiz kalmanızı gerektirecek durumlar
var mı? Ben saygı duruşumuzdan bahsettim.
Sessiz kalma
konusunda iddiaya girecek olsanız, ne kadar süre sessiz kalabilirsiniz diye
tartışıldı. Burada kadınlar eşlerine kızdıkları zaman tepki olarak sessiz kalabildiklerini
söylediler.
Geçen haftanın
konusu "Sağlık (Medicals)" idi. Benzer şekilde deyimlerle başladı, tartışma soruları ile
devam etti. Amerika'daki sağlık sistemi, modern tıp ve geleneksel tedaviler,
uzun ve sağlıklı yaşam için neler gerekli, evde basit yöntemlerle tedavi,
psikiyatrlar, terapiler, vb konularla ilgili sorular üzerinde konuşuldu. Eğer "psychiatrist" demek istemiyorsanız, kibarca "shrink" denilebileceğini öğrendim.
Gruptan Sorumlu Kütüphane Görevlisi
Not: Kullanılan imajların alındığı adresler,ilgili sırayla aşağıdaki gibidir: