Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2014 Perşembe

En Sevdiğin Kitaplar Deyince Aklıma Gelenler

Kitapsız geçen günümüz olmaması dileğiyle...
Bu ara sosyal medyada, en sevdiğiniz kitapları, şarkıları veya filmleri paylaşlasıyorsunuz. Paylaşırken de birkaç arkadaşınızı etiketliyorsunuz, sizden sonra onlar da listelerini paylaşsınlar diye. Ben de kitaplarla ilgili listemi buradan paylaşmaya karar verdim. Hem de bloğu takip edenlerden de kendi liste paylaşımları gelir belki diye düşündüm.
  1. Sevdiğin kitaplar denince, yaş sınırı koymadan düşünmeye çalıştım. Birinci sınıftaki Cin Ali kitaplarını saymazsak, ilk sevdiğim kitap bir masal kitabı idi. Hansel ve Gratel. Normal kitap boyutlarından biraz büyükçe, sayfaları çok güzel resimlendirilmiş bir kitap. Masal, Grimm Kardeşler'e ait.
  2. İlkokul beşinci sınıfta okuduğum Kayığım Rosinna. Yazarı Jose Mauro De Vasconcelos. Amazon Ormanı'nda geçen bir öykü, kayığın ormanla ilgili anlattıkları çok güzel.
  3. Ortaokula başlayınca, Türkçe dersinde belirli sayıda roman okumamız gerekiyordu. Sonra da özetlerini yazıyorduk. Çok sayıda Reşat Nuri Güntekin, Yakup Kadri Karaosmanoğlu romanı okuduğumuzu hatırlıyorum.İçlerinden, Reşat NuriGüntekin'in Çalıkuşu romanı çok sevdiğim bir kitap olarak kalmış aklımda.Anadolu'da öğretmenlik yapmak için yollara düşen Feride'nin öyküsü.
  4. Aziz Nesin kitaplarının bende ayrı bir yeri vardır.Hepsini burada tek tek saymak zor olur. Fil Hamdi, Şimdiki Çocuklar Harika, Memlketin Birinde, Zübük, Tatlı Betüş aklıma ilk gelenler.
  5. Okuduktan sonra bir süre kendime gelemediğim, Erdal Öz'ün Gülünün Solduğu Akşam. Acı ve hüzün yüklü bir kitap.
  6. Evdeki kitapların arasında duran ve kalın cildiyle okuma isteği uyandıran, İvo Andriç'in Drina Köprüsü.Üzerinde "Nobel Ödülü" aldığı yazdığı için, bu ödülü ilk duyduğum ilk zaman diyebiliriz.
  7. Amin Maalof'un kitaplarının çoğunu okudum, ama Semerkant'ın yeri ayrı oldu. Ömer Hayyam'ın Semerkant'a gelişi, başından geçenler, eserlerini tek bir kitapta toplayışı,...
  8. Nazım Hikmet'in Memleketimden İnsan Manzaraları. Başucumda duruyor hep, arada birkaç sayfa okuyorum. Dili ve anlatımı çok güzel bir kitap.Kitabı, Ankara'da yurt çıkana kadar beni evlerinde misafir eden rahmetli Sebahattin Amca önerdiği için; ayrı bir saygıyla seviyorum.Bendeki kitap, kitabı çok sevdiğimi bilen Özgün'den bir doğum günü hediyesi.
  9. Çıktığı sene matematik bölümünde bu kitabı okumayan arkadaş kalmış mıdır diye merak ediyorum. Hepimiz bir şekilde çok sevip okumuştuk bu kitabı. Irvin Yalom'un Nietzsche Ağladında kitabını.Ümidin kötü bir şey olduğu çok vurguluyordu Nietzsche, Viyana'da geçiyor; çok akıcı bir kitap.
  10. Charles Dicken'ın Oliver Twist'i. Annesi doğumda ölünce yetimhanede büyüyen, evlatlık verilen, evden kaçan, yankesicilerle yaşayan Oliver'ın geçmişine kavuşma öyküsü. Filmi de güzeldir.
  11. Yaşar Kemal'in İnce Memed'i. Anlatım bir harika.Film izler gibi okunuyor.
  12. Michael Ende'nin Bitmeyecek Öykü'sü.Yaratıcı kurgusuyla dikkat çeken bir kitap. Fantazya Ülkesi, Çocuk Kraliçe, Bastian Balthazar.
  13. Antoine de Saint Exupery'nin Küçük Prens'i.Dünyada kutsal kitaplardan ve Das Capital'dan sonra en çok dile çevrilen ve satılan bir kitap olduğunu okumuştum. Çocukken de okuduk, şimdi okuyunca da başka türlü güzel geliyor.
  14. Jostein Gaarder'in Sofie'nin Dünyası kitabı."Kimsin?" sorusuyla başlayan güzel bir kitap.
  15. Sanırım listeye burada son vermezsem, kendimi okuduğum tüm kitapları yazarken bulabilirim. Son olarak, filminden çok kitabını sevdiğim J.R.R. Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi'ni yazıyorum listeye.
Listenizin uzunluğu önemli değil, içinizden nasıl paylaşmak gelirse öyle...

3 Haziran 2014 Salı

Okuma Saati

Uyumadan önce kitap okuyoruz, bazen ekstradan masal anlatıyorum.
En sevdiğimiz kitaplardan birini sizinle paylaşmak istedim. Türkçe çevirisi var mı diye baktım ama varsa da ben göremedim. Kitabın ismi Not Your Typical Dragon.
http://timbowersart.blogspot.com/
Dan Bar-el yazmış, Tim Bowers görselleştirmiş.
"Bildiğiniz Ejderhalardan Değil" şeklinde anlatıyorum Doğa'ya okurken. Önce İngilizce okuyorum, sonra kendimce Türkçe anlatıyorum.
http://timbowersart.blogspot.com/
Kitabın kahramanı Crispin. Kendisi altı yaşında bir ejderha, ailesindeki tüm büyükleri ateş üfleyebiliyor. Doğum gününde mumları üfleyerek yakması beklenirken ağzından krema püskürtmesiyle başlıyor hikaye. Doktora götürüyorlar, ağzını açtığında yara bantları geliyor. Okul çıkışı ateş üfleme kursunda ise marşmelovlar geliyor, koç çok sinirleniyor. Gerçek bir ejderha olmadığını o kadar vurguluyorlar ki Crispin evden kaçıyor. Bir mağaraya yerleşiyor, sonrasında bir şövalye ile karşılaşıyor. Şövalyenin babası da ondan ateş üfleyen bir ejderha ile dövüşmesini bekliyor. Genç şövalye ve Crispin, Crispin'in ateş üfleyebilmesi için şövalyenin kitabında yazan önerileri uygulamaya çalışıyorlar. Bu süreçte Crispin'in ağzından alev dışında ayıcıklar, plaj topları, kırmızı kurdelalar, vb çıkıyor.
http://timbowersart.blogspot.com/
Bakıyorlar ki başaramıyorlar, Crispin eve dönüyor. Aslında beraber dönüyorlar. Tam genç şövalye hoşçakal demek üzereyken babası geliyor. Durumu anlayıp Crispin ile alay ediyor. Buna sinirlenen Crispin'in babası, ağzından çıkan alevlerle her yeri tutuşturuyor. Tüm ejderhalar koşuyor ama alev üfleyen bu canlıların hiçbiri alevleri nasıl söndüreceklerini bilmiyor. Sevgili Crispin ağzını açıyor ve bilin bakalım ne geliyor? Su. Crispin alevleri güzelce söndürüyor.
Hikayenin sonu Crispin'in bir sonraki doğum günü partisi ile bitiyor. Bir yakınları Crispin'e bakarak, babasına oğlunun bildiğimiz ejderhalardan olmadığını söylüyor. Babası da evet değil, benim oğlum çok özel bir ejderha diyor.
Çok eğlenceli bir dille, diğerlerinden farklı olmanın kötü birşey olmadığı anlatılmış.
Kitabın İngilizce seslendirmesine buradan ulaşabilirsiniz.